Spora hizmet etmek, sporcuları mutlu etmek, harika organizasyonlar düzenlemek gönül işidir, arkadaşlar. Herkes etkinlik düzenler, herkes bir işi yapar ama organizasyonun bütün ayrıntılarını düşünmek, kente gelen sporculara unutamayacakları günler yaşatmak, geride unutulmaz anılar birakmak, herkesin harcı değildir.
Hani derler ya!
Sevmek herkesin harcı değildir azizim!
Zarif insan işidir o;
İncelik ister,
Zarafet ister,
Gönül ister...
İşte, Milli Takımımızın Ordu'da Bulgaristan ile yaptığı maç için yapılan hazırlıklar tam bir gönül işiydi. Bu söylediklerimden asla şu sonuç çıkarılmasın, lütfen! Diğer kentlerde yapılanlar kötü müydü? Hayır! Kesinlikle çok güzeldi. Ama burada, Ordu'da birçok detay vardı arkadaşlar.
Tamam! Herkes salonu bayraklarla donatıyor.
Tamam! Her il seyircileri salona taşıyor.
Tamam! Her belediye veya vali tüm hizmetlerini milli takıma sunuyor.
Tamam! Milli takım havaalanında karşılanıyor yemekler veriliyor.
Ama Ordu'da bunların dışında güzellikler vardı ki bunları keşke ben orada olabilseydim de canlı görebilme şansına sahip olabilseydim.
Bir kere daha Milli takımımız sanki Fenerbahçe- Galatasaray karşılaşması varmış gibi takımı maça meşaleli taraftarlar uğurluyor ve karşılıyor.
Bakın bu yazacağım çok ince bir detay! Salona gelen taraftara, maç ücretsiz olmasına rağmen üzerinde Ordu plakasının yazıldığı koltuk numaralarının olduğu biletler dağıtılıyor.
Şahane bir düşünce!
Bakın bu yazacağım daha da harika birşey! Yaptıkları çalışmalardan, verdikleri emekten, halk ile kurdukları o derin bağdan o kadar eminler ki, Ordu seyircisinin birçoğunun maça geleceğini o kadar iyi biliyorlar ki, bu durum için önlem alıp, salon dışında kalanlar mağdur olmasın diye dışarıya dev ekran yerleştiriyorlar. Söyler misiniz lütfen, bunu hangi şehirde gördük?
Bizler, bu detayları, bu incelikleri, bu anlayışı hayranlıkla seyrettik ve alkışladık. Zaten maç sonundaki Milli takımımızın sevinci tüm bunların sonucuydu.
Taraftarlar ile şarkı söylemek, mutluluktan dans etmek, futboldaki gibi hentbolcunun birisinin üçlü çektirmesi, harika görüntülerdi.
Ben hayranlıkla izledim, takip ettim ve mutlu oldum.
Bu maçın bu kadar güzel ve unutulmayacak görüntülerle sona ermesinde eminim Ordu Valisi, Emniyet Müdürü, Belediye Başkanı çok emek vermiştir. Kendilerine binlerce teşekkürler ediyorum. Çünkü bu tür büyük organizasyonlar takım işidir. Ancak heryerde olduğu gibi burada da müsabakanın asıl sorumlusu, yetkilisi olan Ordu Gençlik ve Spor İl Müdürü Hakan Yüksel bey ön plana çıktı. Aslında ben kendisini Zonguldak'ta ki yaptığı güzel işlerden biliyor ve duyuyordum.
Yıllarca Zonguldak'a giden takım ve sporcuların oradan ne kadar memnun ayrıldıklarını, "Keşke her turnuva Zonguldak'a verilsin!" dediklerini duyuyordum. Okul ve kulüp müsabakalarında bunları yapan birisi söz konusu milli takım olunca kimbilir neler yapmazdı ki!
Gerçekten öyle oldu. Tribünde olan, maçı salon dışındaki ekrandan seyreden ve biz evlerden, bu maçı ve atmosferi izleyenler çok ama çok mutlu kaldık. Milli takım sporcularını düşünemiyorum bile. Zaten maç sonundaki görüntüler herşeyi anlatıyordu.
Ben orada olsam o bileti alır ve saklardım. Dışarı çıkar dışarıdan, dev ekrandan bir hentbol maçını izlemek ki hiç denemedim, nasıl olurmuş, tatmak isterdim.
İlk kez oğlumun ve milli takımın ülke sınırları içindeki bir maçına gidemedim o da bu maç oldu. Neyse kısmet değilmiş diyelim.
Hakan bey, başta şahsınız olmak üzere, verdiğiniz bu güzel, düşünce içeren, sevgi barındıran, anlayış bulunduran her detay, her gülümseme ve her mutluluk için çok teşekkürler. O gün sadece Ordu halkı veya Milli takım mutlu olmadı. En az Onlar kadar biz mutlu olduk.
Ve bu olayların en güzel tarafı neydi, biliyor musunuz? 11 Ocak günü, hentbol bambaşka gözüktü ekranlarda. O gün, hentbol ve milli takım bir başka güzeldi.
Verilen görevi bu kadar güzelleştiren, insana, spora ve sporcuya değer veren, değer katan sizin gibi yöneticilerin çoğalması dileklerimle...
Misli misli teşekkürler ediyorum. Var olun, sağolun!